SP’nin adayı Algül

SP’nin adayı Algül

Bayramiçspor, lidere yenildi

Bayramiçspor, lidere yenildi

Voleybolcular, Ayvalık’a yenildi

Voleybolcular, Ayvalık’a yenildi

CHP’li Ceylan, taşkın projesini sordu

CHP’li Ceylan, taşkın projesini sordu

Yanmaz, muhtar adayı

Yanmaz, muhtar adayı

GENÇLİĞİ TEHDİT EDEN ZARARLI ALIŞKANLIKLAR
GENÇLİĞİ TEHDİT EDEN ZARARLI ALIŞKANLIKLAR

Müftü Ertuğrul Akın’ın köşe yazısı..

Doğumla başlayıp ölümle son bulan hayat, sınırları Yüce Rabbimiz tarafından takdir edilmiş bir zaman diliminden ibarettir. Bütün safhalarını yaşama imkânı herkese verilmese de, hayat genel olarak çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinden oluşmaktadır.

Ergenlik ile orta yaş arasındaki dönemi ifade eden gençlik, insan hayatının en önemli merhalelerinden biridir. Çünkü bu dönemde insan, fizyolojik, psikolojik, duygusal, eğitim ve öğretim, edep ve ahlâk, kültür ve alışkanlık bakımından gelişim, değişim ve etkileşim sürecindedir. Kimliğini, karakterini ve kişiliğini büyük oranda bu dönemde elde etmektedir.

Gençlik dönemi; insan hayatın en önemli dönemi olmakla beraber en kritik ve en sorunlu dönemidir. Çünkü artık çocukluk devresi bitmiş, arkadaş çevresi gelişmiş ve değişmiş, anne babanın kontrol mekanizması biraz daha zayıflamış durumdadır. Gençliğin ve arkadaşlarının tesiriyle değişik şeylere merak saldığı, dolayısıyla dışarıdan gelebilecek bir takım tehlikelere ve zararlı alışkanlıklara açık olduğu bir dönemdir. Zira zararlı alışkanlıklar çok büyük oranda gençlik çağında edinilmektedir.

Alıştıktan sonra çoğu zaman bağımlılık haline gelen, kurtulması çok zor olan ve tedavi gerektiren zararlı alışkanlıkların başında alkol ve uyuşturucu ile kumar ve sigara gelmektedir.

Alkol ve uyuşturucu:

Her türlü alkollü içecekler ile afyon, esrar, eroin, kokain, morfin, toz veya hap gibi her çeşit uyuşturucu maddenin kullanımı dinimizce haram kılınmıştır. “Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?” (Maide 90-91)

İsmi ne olursa olsun içinde alkol bulunan ve fazla içildiğinde sarhoşluk veren içeceğin azı da çoğu da haramdır. Zira Peygamber Efendimiz; “Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır.” (Ebû Davut, Eşribe 5) buyurmaktadır.

Alkol, kullanıcısının aklını gidermekte, bedenine zarar vermekte, toplumda güven ve huzurun bozulmasına sebep olmaktadır. Alkol nedeniyle toplumda tamiri mümkün olmayan derin maddi ve manevi yaralar açılmaktadır. Peygamber Efendimiz: “İçkiden sakının, zira içki kötülüklerin anasıdır.” (Darekutni, Sünen, IV, 247) buyurmaktadır. Dünya Sağlık Teşkilatının Türkiye’nin de aralarında bulunduğu otuz ülkeyi kapsayan bir araştırmasına göre cinayetlerin %85’i, eşlerini dövenlerin %70’i, şiddet olaylarının %70’i, tecavüzlerin %50’si, alkolden kaynaklanmaktadır. Bu araştırma, Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifinde geçen “içki kötülüklerin anasıdır” ifadesiyle belirtmiş olduğu gerçeği aşikâr bir biçimde ortaya koymaktadır. Bunun yanında ölümle, sakat kalmayla veya maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarının büyük çoğunluğu da alkollü araç kullanmaktan kaynaklanmaktadır.

Maalesef alkol tüketimi ülkemizde de son derece atmış vaziyettedir. Alkole başlama yaşı neredeyse çocukluk dönemine kadar düşmüş, lise çağındaki gençler arsında dahi yaygınlaşmaya başlamış hatta ilköğretim çağındaki öğrencilerde bile görülür olmuştur. Benzer şekilde uyuşturucu kullanımında artmanın olduğu görülmekte, zehir tacirlerinin özellikle büyük şehirlerde okul çağındaki gençlerimizi zehirlemeye çalıştıkları görülmektedir. Alkol ve uyuşturucu gençlerimizi tehdit eden en önemli zararlı ve bağımlılık yapan unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kumar ve şans oyunları:

Maide suresinin 90. ayetinde “kumarın (meysir) ve şans oyunlarının (ezlam) şeytan işi birer pislik olduğu” bildirilmektedir. İster kumar adı altında olsun isterse başka bir isim altında olsun her türlü şans oyunu dinimizce haram kılınmıştır. Bu oyunlarda haksız kazanç söz konusudur. İnsanlar emek harcamadan, çalışmadan kazanmak, kısa yoldan zengin olmak arzusuyla bu oyunlara yönelmektedir.

Gençlerimiz de özenti, merak ve zengin olma düşüncesiyle kumara ve şans oyunlarına yönelmektedir. Maalesef bu da kişi de alışkanlık hatta bağımlılık yapan bir davranıştır. Kazanma hırsı kaybetse bile kazanacağı ümidi insanı bağlamakta ve çaresizliğe sürüklemektedir. Kumar nice ailelerin yıkılmasına nice ocakların sönmesine sebep olmaktadır.

Ayrıca kumar ve şans oyunlarından büyük paralar kazanan insanların dahi bu paralardan hayır görmedikleri ortadadır. Çünkü bu emek harcanmayan, başkalarının kazanma ümidiyle ortaya koymuş olduğu paralardan meydana gelen haksız bir kazançtır. Dolayısıyla sahibine huzur ve mutluluk getirmek şöyle dursun çoğu zaman hüsran getirmektedir. Basında yayında çıkan haberlerden de görüleceği üzere şans oyunlarından büyük paralar kazanan birçok kişi çok kısa sürede bu paraları tüketmekte, eskisinden daha yoksul duruma düşmekte, ailesini dağıtmakta, işini, eşini dostlarını kaybetmekte ve perişan olmaktadır.

Sigara:

Sigara da gençlik hatta çocukluk çağlarında özenti ve merakla başlayıp bağımlılık yapan ve uzun yıllar hatta ömür boyu terk edilemeyen bir alışkanlıktır. Sigara, başta içene sonra da çevresindekilere sayısız zararlar veren bir alışkanlıktır.

Sigara içmenin mekruh olduğu konusunda günümüz İslam âlimleri arasında ittifak vardır. Bununla beraber “sağlığa verdiği zararın kesin olması ve dinimizce yasaklanan israfa yol açması sebebiyle haram” olduğunu savunan ilim adamları da mevcuttur. Zira sigara yapmış olduğu bağımlılık sebebiyle çok defa kişiyi ailesinin ihtiyaçlarından kısmak pahasına da olsa bu maddenin teminine yöneltmektedir. Son günlerde yapılan bir araştırma ülkemizde sigaraya harcanan paranın yüz milyar liraya yakın bir meblağ olduğunu göstermektedir ki bu da çok büyük bir rakamdır.

Yeşilayın 40 ilimizde yaptığı bir araştırmaya göre sigara kullanma yaşının 10’a, alkole başlama yaşının 11’e, uyuşturucu ile tanışma yaşının 12’ye kadar düştüğü görülmüş; 9-17 yaş arası öğrencilerin %16’sının sigara, %11’nin alkol, % 2.9’unun uyuşturucu kullandığı tespit edilmiştir.

Merak, özenti, taklit, arkadaş etkisi, dertleri unutma düşüncesi, bir kereden bir şey olmaz anlayışı, karşı cinse kendini ispat etme gayreti gibi sebeplerle gençlik çağında başlanılan zararlı alışkanlıkların bağımlılık haline dönüştüğü ve terk etmenin son derece güçleştiği görülmektedir. Bu bağımlılıklar gençlerimizin enerjilerini faydalı yerlere, çalışmaya yönlendirmesini engellemekte, başarısızlığa sürüklemekte ve sıkıntısını ömür boyu çekecekleri durumlarla karşı karşıya bırakmaktadır.

Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi zararlı alışkanlıklara karşı korumak, alışkanlık başladıysa kurtarmak ve sağlıklı nesiller yetiştirmek, başta anne babalar olmak üzere toplumdaki bütün büyüklerin en önemli görevidir.

Öncelikle büyükler bu alışkanlıklardan uzak durarak gençlere iyi örnek olmalıdır. Gençler sevgi ve şefkatle yetiştirilmeli, sorunlarıyla ilgilenilmeli, hataları kırmadan düzeltilmeli ve affedici olunmalı, arkadaş çevreleri kontrol edilmeli, gidip geldikleri yerler takip edilmelidir.

Boş zamanlarını spor, sanat, musiki gibi faaliyetlerle değerlendirmeleri temin edilmeli, belki hepsinden önemlisi onları dini, milli ve ahlaki değerlere bağlı fertler olarak yetiştirmeliyiz. Zira bu değerlere bağlı gençler arasında zararlı alışkanlıkların yok denecek kadar az olduğu görülmektedir.

Şayet gençlerimiz bir şekilde bu davranışların müptelası olmuş da terk edemiyorlarsa tıbbi ve psikolojik destek almaları temin edilerek bu bağımlılıklardan bir an önce kurtulmaları sağlanmalıdır.

  • Etiketler
  • Yorumla

ANKET

Sitemizi nasıl buldunuz?

Fotoğraf Albümleri
Video Galerileri
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz