Erkılınç: Yeni Basın Yasası köprüden önceki son çıkış

Erkılınç: Yeni Basın Yasası köprüden önceki son çıkış

Eşinin silahı ile kazara kendini vurmuştu

Eşinin silahı ile kazara kendini vurmuştu

Bu kış zor geçer

Bu kış zor geçer

“Sağlık mesleği, son 20 yılda aşağılanmıştır”

“Sağlık mesleği, son 20 yılda aşağılanmıştır”

Devrilen traktörünün altında kalan sürücü öldü

Devrilen traktörünün altında kalan sürücü öldü

Kaplumbağa sırtında geceleyin mum gezdirmek…
Kaplumbağa sırtında geceleyin mum gezdirmek…

Herkes iyi yada kötü, Osmanlı’nın batış dönemi Lale devri hakkında bilgiye sahiptir. Kısaca bir ön analiz yapacak olursak.

Lale devri; Osmanlı’nın zevk-ü sefa dönemiydi. Müsriflik  almış başını gitmiş. Ahali k…..  don alma peşinde. Şatafat, saraylar, köşkler, lale bahçeleri yaptırılmış. “Bir safa bahşedelim gel şu dil-i naşade, gidelim serv-i revanım yürü sadabad’e ” falan,filan… Sadabad eğlencelerinde hava karardıktan sonra, kaplumbağayla mum gezdirilirmiş. Saltanatla beraber, israf sembolü olan lalede ortadan kaybolmuş.

Yani sözü nereye getireceğimi merak edenler şöyle bir ahalinin  arasına insan salıverseler halkın ne konuştuğu, beklentilerinin ne olduğunu, bir öğreniverseler. İşte o vakit laleler solacak ,devirde bitecek.  Gelin görün ki gözlerine sanki perde inmiş. Kulakları davul, zurna sesinden sağırlaşmış, rüya aleminde geziniyorlar.

“Özgürlük Parkında” eğlence de yapmalı.Yağlı güreş sayesinde yağlanmalı. Tabi ki festivaller düzenlenmeli. Emme velakin; Hangi sokakta ne eksik. Hangi  sokağının taşı yok, yada bozuk.Çarşamba günleri yaşanan trafik keşmekeşliği, Atatürk caddesi üzerine kurulan pazar yerindeki esnafın ve alışveriş yapan vatandaşın can güvenliği sağlanıyor mu? Bunu da öğrenmenin yegane yolu, gezip görmek.Vatandaşa dokunmaktan geçer azizim. Vatandaş senden bir şey istediğinde. Kestirmeden yok demeyeceksin. Oturduğun yerden yok demek yerine, olup olmadığını araştırmadan cevap vermeyeceksin. Eğer sen vatandaşa yok  dediğinde, şurada var diyorsa. Ona “Sen; Bizim malzemelerin yerini, bizden iyi biliyorsun” da demeyeceksin. Daha önce eleştirdiklerini sen yapmayacaksın.

İşte o zaman adama sormazlar mı? “Bu ne perhiz – bu ne lahana turşusu” diye. Bir koltuk, bir masa bulan müdür amir olmamalı. Eğer oluyorsa o zaman yanlışların hesabını da vermeli.Bizden olsun diyerek işi bilmeyenlere makam mevki verirsen. İşte  onlarda o koltuktan k… kaldırıp gitmez. Vatandaşın sorunu ve derdi vatandaşı içinde kalır.

“Lale Devri, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Anlaşması ile başlamış, 1730  yılında Patrona Halil İsyanı ile son eren bir zevki sefa dönemiydi. ”

Bizleri yönetsinler diye seçtiklerimiz, bizlerin sorunlarını dinleme zahmetine katlanıp, çözüm bulma erdemliğini gösterir.Çünkü; Bu makamlara gelirken zor olanla başa çıkabilmek,vazgeçmeden, mücadele etmek, kimseyi ötekileştirmeden, yormadan sevgiyle yaklaşacaklarını beyan etmişlerdi.  Sevgiyle yaklaşıldığında üstesinden gelinemeyecek hiçbir sorun yoktur.

Mesele “Can Yücel’in dediği gibi; Mesele sevmek değil azizim,Kime sorsan seviyor zaten. Mühim olan güzel sevmek. Kırmadan, Dökmeden, Yormadan, Acıtmadan”

  • Etiketler
  • Yorumla
Üzgünüm, şu anda etkin anket yok.
Fotoğraf Albümleri
Video Galerileri
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz